7 Şubat 2017 Salı

Minicik Bedenine Nasıl Sığdı O Yürek?(1)

Başkalarına, başka olaylara da ağladım ama ben en çok kendime ağladım. Yüreğimin cız ettiği anlarla göz göze geldim, duymak istemediğim şeyler duydum ancak en çok içine düştüğüm anlarda cız etti yüreğim. Yıldızlarla dertleştim, bir yıldız kaysa diğerine, diğeri kayıp gitse ötekine dönüp anlatmaya çalıştım derdimi ve eğer ki hiç yıldız yoksa gökyüzünde kırık bir tebessüm gönderdim Ay’a onunla dertleştim. Oysa ki en çok da kalemimle, kağıdımla, iki dudağımın arasında duran sigaramla dertleşmeye çalıştım…

Aynada kendime eskisi gibi bakmıyorum, o ufak çocuk özenle tarardı saçlarını, annesinin yıkayıp, ütülediği kıyafetlerini büyük bir titizlikle giyerdi ve gülerdi bu güzel haline kendince hani hafiften de kasılmasını bilirdi. Kendine ait bir gözlüğü olmadı hiç, o yüzdendir ki hep büyüklerinin gözlüklerini takar ve havasından geçilmezdi. Ayakkabılarının bağcıklarını öğrendiği kadarıyla bağlar, üstlerini, yanlarını en ince ayrıntısına kadar temizler hatta gerekiyorsa da boyardı. Babasının parfümünü de sıktı mıydı hiç kimse karşısında duramazdı…

Yerdeki örtünün çizgilerini yol sayar, arabalarını yarıştırırdı, askerleri iki gruba ayırır savaştırırdı, trenin kendi kurduğu raylar üzerinde döne döne gidişini saatlerce izler, katıla katıla gülerdi. Körebe, misket, taso, beyblade, sek sek, saklambaç, yerden yüksek, kurt baba, ebelemece, yakar top oynar, mahallece maç yaparlardı…

Ufacık bedeniyle her şeye karşı durur, hiç kimseye ezdirmezdi kendi, kolay kolay ağlamazdı çünkü o benden çok daha güçlüydü. Sigaradan nefret ederdi, babasına yalvarırdı içme artık diye şimdi görseydi bu halimi o ufacık çocuk eminim ki yüzüme tükürürdü…
Her sabah erkenden kalkar televizyonun karşısına kurulur çizgi film izlerdi şimdi o çizgi filmlerde mazide kaldı. Ne bugs bunny ne duffy duck ne de jetgiller kaldı. Hugo ve Tolga Abi’yi kaçırmazdı hiç, öyle ki televizyonu açar ve on – on beş dakika ekranın gelmesini beklerdi…

Minicik bedenine nasıl sığdı o yürek?
Minicik omuzların nasıl kaldırdı bu kadar acıyı?
Micinik ellerinle nasıl da sımsıkı tutundun dünyaya
Minicik kalbin meğerse dağlardan büyükmüş
Ne duyan ne de gören inanır buna
Söylesene canına yandığım çocukluğum
Minicik bedenine nasıl sığdı o yürek?

Tayfun Yavuz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder