17 Şubat 2017 Cuma

Bir Güzel Adam: Ceyhun Yılmaz

Yazıma başlamadan evvel müsaadenizle böyle bir evlat dünyaya getiren “Mine Yılmaz” anneyi sevgi,saygı ve rahmetle anıyorum. Diğer yandan da “Celal Yılmaz” babayı da sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Tüm anne ve babaların elleri hatta ayakları öpülesidir…

Gelelim bir güzel adamımız Ceyhun Yılmaz’a…


Bizim neslin bu güzel adam ile tanışması hepimiz çok iyi bildiği ve hala tekrar bölümleriyle bile bizi ekrana kilitleyen “Hayat Bilgisi” diziyle oldu. Saygıdeğer Gani Müjde’nin senaryosunu yazdığı ve Tarkan Karlıdağ’ın yönetmenliğini yaptığı bu dizideki her karakter başlı başına bir efsaneydi o zamanlarda ve öyle güzel repliklere sahiptiler ki yıllarca dillere pelesenk oldu. Sevgili Perran Kutman’ın (Afet Hoca) tiplemesiyle “Hoca camide” sözü yediden yetmişe hepimizin diline dolandı. Var mısın Arif, kopil ali, ortega, barbi, kikirik, beton, pikaçu, amil bey, mennan, ruhi, rüya ve daha bir sürü karakter gönlümüze taht kurdu. Bu güzel adam Ruhi karakteri ile hayatımıza -bizim nesilden söz ediyorum- girdi. Onun aşırı halleri, muzip tavırları ve tabii ki de bir efsane haline gelen “bu üçü bir çelişki midir? Bu üç sorunun cevabını istiyorum” repliğine hep beraber güldük, şimdilerde böyle samimi diziler kalmadı, olanlar da ya bitti ya da bir takım sebeplerden ötürü yayın hayatına devam edemedi. Neyse sağlık olsun efendim…

Sonralarında ise bu güzel adam radyo yayıncılığı, sunum, sinema derken iyice hayatımızın odak noktalarından biri haline geldi. Bilenler bilir, bilmeyenler için bilgi olsun bu güzel adamın şiir kitapları da var, seslendirmeleri de ayrı bir efsanedir. Öyle güzel, öyle içten okuyor ki ses tonunu öyle güzel öyle iyi kullanıyor ki okuduğu şiir sanki ayaklanıp, insana bürünüyor zaten her şiir biraz insandır efendim. Gelin beraber “Hüzünsün” isimli şiirini okuyalım;

Hüzünsün

Sen hüzünsün tenimde
Hüzün bahçemizin en bilindik çiçeğiydi
Hüzün ektik, acı kokladık yıllarca
Sonbaharda doğmuş anne babanın
Yağmur çocuklarıyız biz
Ondandır her ayrılığa
Hüngür hüngür ağlamamız...

Ceyhun Yılmaz

“İzmir Akşamı” isimli şiiri de en sevdiğim şiiridir. Ne de olsa İzmirliyiz;

Öyle bir akşam oldu ki İzmir’de
Sanki ben batırdım güneşi
Öyle bir akşam ki
Vedalaşır gibiyim sanki bir şeylerle
Onunla yürüdüğümüz yerde
Yürüyorum tek başıma
Alsancak’ta
O zaman da elimi tutmamıştı ama
Sanki şu an daha boş elim
Daha yalnız, biraz daha yaşlı
Biraz daha anlayışlı

Ceyhun Yılmaz

Dediğim gibi biz çok ufaktık hayatımıza girdiğinde zaten teknoloji de bu kadar ilerlemiş değildi. Şimdilerde teknolojinin gelişimiyle -tabii bu arada biz de bilinçlendik- ünlülerin hayatı kimi zaman onların izin verdiği, kimi zaman da izin vermediği kadar gözlerimizin önünde, sahi ünlü diye de insanları bu kadar sıkmayın efendim onların da özel hayatları var. Bu kadar incik cıncık etmenize lüzum yok diye düşünüyorum yanlışsam düzeltin…

Son üç ya da dört yıldır hele ki son zamanlarda Ceyhun Abiyi biraz daha tanıyor ve çok daha fazla seviyorum. Takip edenler bilir “Enayi” adını verdiği martı dostuyla aralarında geçen muhabbetleri ve karşılıklı sohbet tadındaki kısa yazıları çok güzel, çok özel ayrıca da düşündürücü oluyor. Kimi zaman güldürüyor, kimi zaman da alıp götürüyor bizleri bilinmez diyarlara doğru. Sahi bu olaydan sonra bir çoğumuz “Enayi” isimli bir martı dostum olsun diye düşündü ve belki de bazılarımız buna sahip olmayı başardı. Bu arada sanmayın ki hep aynı martı “Enayi” hepsinin adı ve biz hepsini aynı kabul ediyoruz zaten işin samimiyeti de güzelliği de burada başlıyor. İşte o paylaşımlardan bir tanesi;








-Neden böyle be Enayi?
İnsan neden yapar bu kandırmaları...
-Nereden sevdiğini gösterme ceycey!
Oradan acıtıyorlar❗





Bende bir şair - yazar adayı olarak birkaç dize yazmak istiyorum;

Bir Güzel Adam: Ceyhun Yılmaz

İnsan sevgisi, hayvan sevgisi olan insanları sevin
Zaten insan sevmeli, düşmanlık safi zarardan ibaret
Şiir okuyun efendim hatta yazın, yazmayı deneyin
Kitap da okuyun kendinizi sınırlandırmayın
Elinize ne geçtiyse okuyun, okumaya çalışın
Martılara simit -buralarda gevrek derler- atın
Unutmayın hepsinin ismi “Enayi”

Film izleyin efedim, şarkı söyleyin sesiniz güzelse
Siz en iyisi kötüyse de söyleyin, şarkı iyidir
Dinlemeyi de ihmal etmeyin
Sınıflandırmayın kimseyi, o, bu, şu diye
Herkesi sevin, sevmeye çalışın
Sevemiyorsanız da nefret etmeyin efendim

Böyle güzel insanlarla birlikte olun
Olamıyorsanız da takip edin bir zahmet
Güzel insanların sayısı az efendim
Böyle güzel insanları kaybetmeyin


Tayfun Yavuz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder