11 Şubat 2017 Cumartesi

Anne - Baba Utanıyorum (Özgecan Aslan'ın Anısına)

Be hey dostlar, be hey düşmanlar!
Bu satırları inanın ki ne kalem, ne yürek, ne de harfler kaldırır…
Bileklerim sızlıyor, gerçekler siyah değil, gerçekler kana bulandı. Yüzlerimiz yerde, sesimiz çıksa da yüreklerimiz cayır cayır yanıyor. Bilinçaltımda yatan bir katliamın izleri aklımın sınırlarını zorlar, yazmak vicdanımı rahatlatmaz. Hapis, idam, hadım etmek bile inan ki bugün hiçbirinizi aklamaz. O gün tüm Türkiye'nin bilekleri kesildi, o şeref yoksunu pisliklerin yüzünde tırnak izlerimiz. O gece son kişiydik her birimiz, gaza bastı şoför uçuruma doğru, o gece tüm Türkiye yani her birimiz tecavüze uğradık. Levyeyle vurdular başımıza ölmediğimizi gördüklerinde, yetmedi ateşe verdiler ruhumuzu, bedenimizi…

Bir kişi değildi kadınların omuzlarında taşınan, inan ki hepimizi taşıdı, hepimizin tabutunu omuzladılar…

Daha fazla yazacak halim yok, daha fazlasını kaldıracak mecalim yok. O gün hepimiz öldük…

Son birkaç aciz cümle daha;

Kadına şiddete, cinsel istismara hayır, biri buna son versin.

Mekanın Cennet Olsun ÖZGECAN ASLAN

Kalemi kırmak zorundayım, bir türlü hıncımı alamıyorum.

Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.

Hiçbir kadının yüzüne bakamıyorum,

Anne, Baba UTANIYORUM!

12 ŞUBAT 2015 03.11

Tayfun Yavuz


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder